Çay kokusu

Çay deyince siyah çay elbette.. Rize çayı..

Her ne kadar iyice kahveci olduysam da buraya geldiğimden beri, çay kokusu önemlidir hayatımda..

Çay, haftasonudur örneğin, özenli bir kahvaltı sofrasıdır en çok; Manisa'da, köyde bir kış akşamıdır, kömür sobasının üstünde demlenir çay..

Bir çay içmeye gider insan bazen dostuna..

Dikkkatinizi çekerim, komşudan kahve istenir belki, ama çay istenmez, çaysız kalmaz ne de olsa hiçbir ev; demirbaştır çay.. Yangından kurtarılmaz belki, ama Ege'de yazın harareti alacağı rivayet olunur..

Bardakta sallama çay damağa hakarettir, demlikte demlenir çay!

Çay kollektiftir üstelik, bol demlenir, paylaşılır; ama her bardağın demi de ayrıdır bak, kişiye göre açılır-koyulur çay..

İnsan bir çay kokusuna kanar bazen! Bir zamanki sevdiğimde kaldığım gecenin ilk sabahıydı, ekmek almaya bakkala gittim de, çay kokuyordu döndüğümde ev.. Üç yıldan fazla birlikte yaşadıydık; çayın hiç mi kabahati yok şimdi bu işte?

Böyle şeyler.. Çay mühim şeydir, sıcaktır, tanıdıktır, evcimendir..

Bugün bir sürü şey yapmam gerekiyordu aslında, bu saatten sonra oturur da bir iş görür müyüm bilmiyorum; ama bir demlik çay koydum ocağa..

Yeni evimdeki yeni odamda koltuğuma kurulup içerim diye..

Bana afiyet olsun şimdiden.. :)

Hazır lafı açılmışken, Ezginin Günlüğü'nden iki mısrayı paylaşayım sizinle:
"
Gel bize gidelim unut dertleri bugün
Belki yoluna kor bir demli çay her şeyi
"
Belli mi olur?

Hiç yorum yok: