Kestik! Kestik! Kestik!

Bakıyorum da, bazı arkadaşlar insan içine çıktıklarında sokakta değiller de kendi filmlerinde başrol oynuyorlar..

O içi boş derin bakışlar, göz süzüş, poz verişler.. Saçların kaşların, kılıkların başların o tuhaf halleri.. Bir havayla kapıyı açıp kapayışlar bir yana, o bir başka sigara yakışlar, telefonu cepten çıkarışlar.. Birbir çeşit yapıştırma yapaylıklar.. Çakma starları günlük hayatın..

Ah o yalancıktan hisseleri Wall Street'lerde batasıca tuhaf insacıklar..

Alıp elime bir yönetmen megafonu, bağırasım geliyor bazen:

"
KESTİK! KESTİK! KESTİK!

Siktir git şimdi!
"

Ama kıyamıyorum da bu bilmem hangi ilgisizliğin neticesi densizlere, gülüyorum öylece halime..

Be cancağızlarım, ne gereği var böyle kasmanın, aynı dandik senaryonun kıytırık figüranlarıyız olsa olsa.. Rakı için, dengeli demlenin, gevşeyin.. ;)

Hiç yorum yok: