Yer(li)/Yaban(cı) - Diğeri (İnsan?)

"Ait olmak" ne büyük bir bahtiyarlık/kolaylık/huzur olsa gerek...

Yasal, kültürel, vs. yaşamın her alanını dar eden bu 'yer-yaban' ayrımlarında kendini bir yerde 'yerli', bir yerde 'yabancı' bulmak; ama illa ki kendini bir yerlere ait kılmak...

Bir yılı geçti, doğduğum/büyüdüğüm ülkeden başka bir ülkede yaşıyorum, öğreneli çok olduysa da, alıştığımdan başka bir dilde konuşuyorum sokağa çıktığımda ve hep bir belirsizlik olarak önümde duruyor "geleceğim nerede?" sorusuna verilecek yanıt. (Fakat işin kişisel boyutunu tartışmayı bir başka yazıya bırakıyorum.)

"
Peki ben burda (herhangi bir yerde) yabancı mıyım? Ben burda (herhangi bir yerde) yabancıysam, (başka) bir yerlerde de yerli olmam/olsam gerek... Peki ben orda (doğduğum/geldiğim yerde) yerli miyim/miydim?
"

Yıllardır (daha doğduğum ülkeden çıkmadan aklıma düşen) kafamdaki bu soru, kişisel bir kimlik sorunu mu, yoksa yer-yaban ayrımı altında yüreği ezilerek 'insan' olma çabasındaki her kişinin paylaştığı bir sıkıntı mı?

İnsan olmak, yer-yaban ayrımının, yerliliğin ve yabancılığın dışında olmak...

Gel gör ki, insan olma çabası, çizili sınırların yarattığı sanrıları bir kenarda bırakıp, kendini bütünde, bütünü kendinde bulma/içerme arzusu, yer-yaban ayrımına dayalı dünya kavrayışının hakimiyeti altında ancak 'yersizlik'te son bulmaya mahkum bir çaba/arzu olarak duruyor önümüzde...

Her iki anlamıyla da 'yersizlik':
1. Barınacak yeri olmayan
2. Uygunsuz

Traji-komik bir haldir, bir uyum arayışının uygunsuzlukta son bulması...

"Ben ne o'yum, ne şu" demek, (ya da diyerek ve/ya demeden) öylece yaşamak da bir şey ifade etmiyor ne yazık ki; çünkü sözün özü de, gözün gördüğü de almaya hazır olduğunca, alabildiğince varıyor karşı tarafa...

Düşünsel kavrayışı "yer-yaban" çerçevesindeki bir zihin, seni yerine koymaya çalışıyor, koyamadığı yerde seni 'diğer' eyliyor, bir tuhaf ürün, bir 'uygunsuzluk', kendi dengesini bozan.

["Diğerlerinin seni nasıl kavradığı/kategorize ettiği çok mu önemli sanki?" sorusuna şimdilik sadece "Tabii ki! Hem de nasıl.." diyerek yanıt vermeyi yeterli görüyorum. Ve bu konuyu etraflıca ele almayı da bir başka yazıya bırakıyorum..]


Sürekli küreselleşmeden söz ettiğimiz şu günlerde, 'küre'sel bir insan kavrayışından çok, (en çok da 'çok kültürlülük' söylemi altında) hızla daha güçlü yer-yaban ayrımlarına koşuyoruz. 'İnsan' olmakta buluşmaktan çok binbir çeşit 'kimlik'te ayrışıyoruz.


Bana verilen/yakıştırılan tüm kimlikleri reddediyorum!!!

Ben 'insan olmak' istiyorum!!!


"Nedir bizi (insanı insandan) ayıran?" sorusunu da bir başka yazıya bırakıyorum...

2 yorum:

Cagri dedi ki...

Bu konularin ve sorularin detaylandirilmis hallerini oldukca merak etmekteyim efendim! Yakin zamanda burada yer almazsa yazisarak tartismayi teklif ediyorum...

Burak Kara dedi ki...

ikisi de olur... ;)